Sigortada İMM Nedir?
Araba kullanırken çoğumuzun içinden aynı dua geçer: “Allah korusun, kaza olmasın.” Kontağı çevirip yola çıktığımız anda aslında sadece bir yerden bir yere gitmeyiz; sevdiklerimize kavuşmaya, işlerimizi halletmeye, hayatı devam ettirmeye çalışırız. Hiçbirimiz bir kazanın parçası olmayı istemeyiz. Hele ki dikkatli araç kullanan, kurallara uyan biriyseniz, “Benim başıma gelmez” diye düşünmek çok doğal. Ama hayat bazen bizim planlarımızdan bağımsız ilerler. En temkinli sürücünün bile karşısına beklenmedik bir durum çıkabilir.
Tam da bu yüzden sigorta sadece bir zorunluluk değil, aslında bir güvence, bir iç rahatlığıdır. Trafik sigortası yaptırırken çoğu zaman poliçedeki teminatları detaylıca incelemeyiz. “Zaten zorunlu, yaptırmam gerekiyor” deyip geçeriz. Fakat işin aslı, kaza anında sizi gerçekten koruyan şey, o poliçenin içeriğidir. Özellikle de maddi hasarların ve üçüncü kişilere verilen zararların boyutu büyüdüğünde, teminat limitleri hayati önem taşır.
Son yıllarda sıkça duyduğumuz bir kavram var: İMM. Birçok kişi bu kısaltmayı poliçesinde görse de tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyor. Kimisi “Ekstra bir şeymiş” diye düşünüyor, kimisi “Zaten trafik sigortası var, yeterlidir” diyor. Oysa bir kaza sonrası ortaya çıkabilecek yüksek maddi talepler düşünüldüğünde, İMM’nin ne kadar önemli bir rol oynadığını anlamak hiç de zor değil.
İMM Ne Demek?
İMM, yani İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası, kulağa biraz resmi ve karmaşık geliyor olabilir. Ama aslında mantığı oldukça basit. İMM, zorunlu trafik sigortasının yetişemediği noktada devreye giren bir ek güvencedir. Yani bir nevi “ya limit yetmezse?” sorusunun cevabıdır.

Bildiğiniz gibi zorunlu trafik sigortası, bir kazada karşı tarafa verdiğiniz maddi ve bedeni zararları belirli limitler çerçevesinde karşılar. Devlet bu limitleri belirler ve sigorta şirketleri de bu sınırlar dahilinde ödeme yapar. Çoğu zaman bu yeterli olur. Ancak bazı kazalarda hasar tutarı düşündüğünüzden çok daha yüksek çıkabilir. Özellikle büyük şehirlerde lüks araçların sayısı arttıkça, tek bir çarpma sonucu ortaya çıkan maddi zarar bile ciddi rakamlara ulaşabiliyor. Aynı şekilde, bir yaralanma durumunda hastane ve tedavi masrafları da tahmin edilenden çok daha fazla olabiliyor.
Bazen insanın aklına şu soru geliyor: “Ya bu limit yetmezse?” Çünkü limit aşıldığında, kalan tutar doğrudan sizin sorumluluğunuza girer. Yani cebinizden çıkmak zorunda kalır. İMM tam olarak bu riski azaltmak için vardır. Trafik sigortasının üstüne eklenen bir teminat olarak, limit aşımı durumunda devreye girer ve sizi büyük bir maddi yükten korur.
Zorunlu Trafik Sigortası Varken İMM’ye Neden İhtiyaç Var?
Türkiye’de trafiğe çıkan her aracın yaptırmak zorunda olduğu sigorta bellidir: Zorunlu Trafik Sigortası. Bu sigorta, bir kazada karşı tarafa verdiğiniz maddi ve bedeni zararları, devletin belirlediği limitler dahilinde karşılar. Yani temel bir güvence sağlar. Fakat “temel” kelimesinin altını özellikle çizmek gerekir. Çünkü her kaza, o temel limitlerin içinde kalmayabilir.
Özellikle günümüzde araç fiyatları oldukça yükseldi. Yolda artık çok daha fazla lüks ve yüksek segment araç görüyoruz. Küçük gibi görünen bir çarpma bile karşı tarafta ciddi bir hasar oluşturabiliyor. Hele ki lüks bir araca denk geldiyseniz, masraf tahmin ettiğinizden çok daha yüksek çıkabiliyor.
Bir de işin zincirleme kaza boyutu var. Bir anlık dalgınlık, ıslak zemin ya da ani fren… Bir bakmışsınız birden fazla araç kazaya karışmış. Böyle durumlarda toplam hasar tutarı katlanarak artabiliyor. Eğer kazada yaralanma da söz konusuysa ve uzun süreli tedavi gerekiyorsa, ortaya çıkan masraflar çok daha ciddi boyutlara ulaşabiliyor.
Şimdi şöyle düşünelim: Yaptığınız bir kazada karşı tarafın aracı ağır hasar aldı ve toplam zarar 1.500.000 TL oldu. Ancak sizin trafik sigortanızın o kalem için belirlenmiş limiti 1.000.000 TL. Sigorta şirketi bu limite kadar olan kısmı karşılar. Peki kalan 500.000 TL ne olacak? İşte asıl soru burada başlıyor. Eğer İMM teminatınız yoksa, o fark sizin sorumluluğunuzda olabilir.
Trafik sigortasının üstüne eklenen bir güvenlik ağı gibi düşünebilirsiniz. “Benim başıma gelmez” demek kolaydır ama hayat bazen hiç beklemediğimiz senaryolar çıkarır karşımıza. İMM, olası bir limit aşımında sizi büyük bir maddi yükün altında kalmaktan korur.

İMM Hangi Sigortanın İçinde Yer Alır?
İMM teminatı genellikle kasko sigortasının içinde, ek bir teminat olarak sunulur. Yani tek başına ayrı bir poliçe gibi düşünülmez; daha çok kaskonun üzerine eklenen ekstra bir güvence gibidir.
Kasko zaten zorunlu değildir, isteğe bağlıdır ve sizin kendi aracınızı güvence altına alır. Çarpma, çalınma, yanma gibi durumlarda aracınızı korur. İMM ise bu yapının içine eklenen, karşı tarafa verebileceğiniz yüksek tutarlı zararlar için ekstra bir güvenlik katmanı oluşturur. Bir anlamda, kaskonun “daha da güçlü” hali gibi düşünebilirsiniz.
Kasko yaptırırken poliçenizi düzenleyen acenteye ya da sigorta şirketine İMM teminatı eklemek istediğinizi söyleyebilirsiniz. Üstelik limit tamamen sizin tercihinize bağlıdır. Günümüzde birçok sigorta şirketi 1 milyon TL’den başlayıp 10 milyon TL’ye, hatta daha üzerine çıkan seçenekler sunuyor. Aracınızın bulunduğu şehir, kullanım sıklığınız ve bütçeniz gibi detaylara göre size en uygun limiti belirlemek mümkün.
İMM Tam Olarak Neleri Karşılar?
İMM, karşı tarafa verdiğiniz:
-
Maddi zararları (araç, bina, kamu malı vs.)
-
Bedeni zararları (tedavi giderleri, sakatlık tazminatı, vefat durumunda destekten yoksun kalma tazminatı)
zorunlu trafik sigortası limitini aşan kısmı için karşılar.
Önemli bir nokta: İMM sizin kendi aracınızdaki hasarı ödemez. O kısım kaskonun konusudur. İMM tamamen üçüncü kişilere verdiğiniz zararlarla ilgilidir.

İMM Limitini Ne Kadar Seçmeliyim?
Bu soru neredeyse herkesin aklını kurcalıyor. “En düşüğü yeter mi?” ya da “Gerçekten yüksek limite gerek var mı?” gibi sorular çok normal. Ama dürüst olmak gerekirse, artık sadece minimum limitlerle yetinmek pek de güvenli bir tercih değil.
Araç fiyatları ortada. Sağlık giderleri her yıl artıyor. Tazminat tutarları eskiye göre çok daha yüksek. Özellikle büyük şehirlerde yaşıyorsanız, trafikte karşılaşabileceğiniz araçların değeri de oldukça fazla. Küçük bir temas bile ciddi bir maddi sonuca dönüşebiliyor.
Şunu samimiyetle söyleyebilirim: Eğer bütçeniz el veriyorsa, yüksek limitli bir İMM seçmek insanın içini gerçekten rahatlatıyor. Çünkü kimse kaza yapmayı planlamaz ama kaza olduğunda ortaya çıkan tablo bazen düşündüğümüzden çok daha ağır olabilir. O an “Keşke limiti biraz daha yüksek seçseydim” dememek için baştan tedbirli olmak en sağlıklısı.
İMM Olmazsa Ne Olur?
İMM’niz yoksa ve yaptığınız bir kazada trafik sigortasının limiti yetersiz kalırsa, aşan kısım sizin kişisel sorumluluğunuz haline gelebilir. Yani o farkı kendi mal varlığınızla karşılamak durumunda kalabilirsiniz.
Bu da maalesef oldukça stresli süreçler anlamına gelebilir. Maaşınıza haciz konulması, banka hesaplarınıza bloke uygulanması ya da uzun süren mahkeme süreçleri… Kimse böyle bir sürecin içinde olmak istemez. Hem maddi hem de psikolojik olarak yıpratıcı bir dönem olabilir.
Düşünün; belki sadece birkaç saniyelik bir dikkatsizlik. Ama sonucu yıllarca sürecek bir ödeme yükü. İşte İMM tam olarak bu riskin önüne geçmek için var. Tek başına mucize değildir elbette ama sizi çok büyük bir maddi sorumluluktan koruyabilir.