Konut Sigortası ve DASK Arasındaki Farklar
Ev sahibi olmak, çoğu insan için büyük bir hayal… Ama bu hayalin içinde bazen kafa karıştıran detaylar da yok değil. Özellikle de evinizi korumak için hangi sigortayı yaptırmanız gerektiği konusu, yeni yeni duyduğumuz terimler ve farklı kapsamlar arasında adeta bir bilmeceye dönüşebiliyor. Hele ki söz konusu deprem gibi hepimizi yakından ilgilendiren, hassas ve bir o kadar da önemli bir mesele olduğunda, “Acaba doğru sigortayı yaptırdım mı?” endişesi daha da büyüyor.
İşte tam da bu noktada iki sigorta türü sürekli karşımıza çıkar: DASK (Zorunlu Deprem Sigortası) ve Konut Sigortası. İsimleri birbirine yakın, ikisi de evi koruyor gibi görünüyor ama gerçekte sundukları güvence, kapsam ve amaç açısından ciddi şekilde ayrılıyor. Çoğu kişi bu iki sigortayı birbirinin alternatifi sanıyor veya “Bende DASK var, başka bir şeye gerek yok galiba?” diye düşünüyor. Oysa işin aslı hiç de öyle değil.
DASK, devlet tarafından zorunlu tutulan ve yalnızca deprem ile deprem kaynaklı zararları karşılamaya odaklanan bir güvence iken; konut sigortası çok daha geniş bir çerçevede evinizi, eşyalarınızı ve hatta günlük yaşam içinde karşılaşabileceğiniz beklenmedik olayları bile kapsayabiliyor. Yani birini diğerinin yerine koymak mümkün değil; aksine birbirini tamamlayan iki farklı koruma türü olarak düşünmek çok daha doğru.
DASK Nedir ve Neleri Kapsar?
Depremin hayatımızın bir gerçeği olması nedeniyle DASK, yani Zorunlu Deprem Sigortası, devlet tarafından mecburi hale getirilmiş bir güvencedir. Bir evde su, elektrik veya doğal gaz aboneliği açtırmak istiyorsanız, mutlaka geçerli bir DASK poliçeniz olmalıdır. Amacı basittir: Deprem sonrası oluşabilecek yapısal hasarların belirli bir kısmını karşılamak.
Peki kapsamı nedir?
DASK yalnızca binanın yapısal bölümlerini korur. Yani deprem ya da deprem kaynaklı yangın, patlama, yer kayması gibi etkiler sonucu oluşan:
-
Kolon ve kiriş hasarları
-
Duvar çatlakları
-
Binanın kısmen ya da tamamen yıkılması
-
Temelde ya da taşıyıcı sistemlerde oluşan yapısal zararlar gibi durumlar sigorta kapsamında değerlendirilir.
DASK sadece yapıyı korur, evin içini değil. Eşyalarınız, kombiniz, beyaz eşyalarınız, televizyonunuz, mutfak dolaplarınız ve diğer kişisel eşyalarınız DASK tarafından karşılanmaz.

Konut Sigortası Nedir ve Ne Kadar Kapsamlıdır?
Konut sigortası, isminden de anlaşılacağı gibi, evinizi pek çok farklı riske karşı korumayı amaçlayan tamamen isteğe bağlı bir sigorta türüdür. Zorunlu olmamasına rağmen, sunduğu koruma alanı çoğu zaman DASK’ın çok ötesine geçer. Çünkü konut sigortasının temel amacı, evinizin yalnızca yapısını değil, içinde yaşadığınız alanı ve eşyalarınızı da güvence altına almaktır.
En güzel yanı ise, yalnızca deprem değil, hayatın içinde karşılaşabileceğimiz pek çok olumsuzluğa karşı da koruma sağlamasıdır. Örneğin evde çıkabilecek bir yangın, hırsızlık, su baskını, fırtına, cam kırılması, elektrik arızaları, kombi sorunları ya da tesisat patlamaları gibi durumlarda konut sigortası devreye girer. Hatta üst komşudan gelen su baskını gibi günlük hayatta sık rastlanan problemler bile bu kapsamda yer alabilir.
Bir de sigorta şirketlerinin sunduğu ek teminatlar vardır ki, işin kapsamını çok daha geniş hale getirir. Açık unutulan ütü nedeniyle çıkan bir yangın, evcil hayvanların verdiği bazı zararlar, anahtar kaybı, misafirlerin eşyalarının zarar görmesi hatta bazı ferdi kaza teminatları bile poliçeye dahil edilebilir.
En Çok Karıştırılan Konu: “DASK Yaptırdım, Bu Zaten Konut Sigortası Sayılmıyor mu?”
Ev sahiplerinin en sık yanıldığı noktalardan biri tam olarak burası. Çoğu kişi, “Nasıl olsa DASK’ım var, başka sigortaya gerek yok” diye düşünüyor. Ancak bu düşünce, aslında farkında olmadan büyük bir boşluk bırakmak demek.
DASK ile konut sigortası birbirinin alternatifi değildir; hatta tam tersine, birbirini tamamlayan iki farklı güvence olarak düşünülmelidir.
Bunu basit bir örnekle açıklayalım:
-
DASK, binanızın omurgasını korur. Yani kolonlar, kirişler, temel gibi yapısal bölümlerde depremden kaynaklanan bir hasar olursa devreye girer. Zorunludur ama kapsamı sınırlıdır.
-
Konut sigortası ise evinizin içini, eşyalarınızı ve günlük yaşamda başınıza gelebilecek birçok farklı riski güvence altına alır. Zorunlu değildir ama kapsamı oldukça geniştir.

Dolayısıyla bir deprem yaşandığında, DASK duvardaki çatlakları ya da binadaki yapısal hasarı karşılar. Fakat o sırada kırılan televizyonunuz, zarar gören mobilyalarınız, patlayan kombiniz veya mutfaktaki eşyalarınız için DASK’tan herhangi bir ödeme alamazsınız.
Gerçek Bir Örnekle Aradaki Farkı Anlatayım
Gelip somut bir senaryo üzerinden düşünelim. Yaşadığınız bölgede şiddetli bir deprem meydana geldiğini hayal edin. Sarsıntının ardından evinize döndüğünüzde bazı duvarlarda çatlaklar oluştuğunu görüyorsunuz. Mutfaktaki dolaplar yerinden oynamış, televizyon yere düşmüş, tabaklar paramparça olmuş ve kombiniz artık çalışmıyor.
Bu durumda işler nasıl ilerler?
DASK, yalnızca binanın taşıyıcı bölümlerinde ortaya çıkan yapısal hasarları karşılar. Yani duvardaki çatlaklar, kolon ya da kirişlerde oluşan zararlar gibi yapıya ait sorunlar DASK kapsamındadır.
Ancak televizyonunuz, mutfak dolaplarınız, kombiniz veya evdeki diğer kişisel eşyalarınız DASK’ın alanına girmez. Onlar için herhangi bir ödeme yapılmaz.
Burada konut sigortasından söz edilir. Poliçenizin içinde deprem teminatı bulunuyorsa, deprem nedeniyle zarar gören eşyalarınız ve mobilyalarınız konut sigortası tarafından karşılanabilir.

DASK ve Konut Sigortasının Görevleri Farklı, Ama Birlikte Tam Güvence Sağlar
Kısaca toparlamak gerekirse, bu iki sigortanın aslında birbirini tamamlayan iki farklı güvence olduğunu görmek zor değil.
DASK, devlet tarafından zorunlu tutulan ve yalnızca depremden kaynaklanan yapısal hasarları karşılayan bir sigortadır.
Konut sigortası ise isteğe bağlıdır ama sunduğu koruma çok daha geniştir; depremden yangına, hırsızlıktan su baskınlarına kadar pek çok olası riski kapsayabilir.
DASK binanın ana iskeletini güvence altına alırken, konut sigortası hem yapıyı hem de içindeki eşyaları koruma altına alarak günlük yaşama uzanan bir güvenlik sağlar.
Ev sahibi olmak çoğu zaman uzun bir sürecin, planın, emeğin ve hayalin sonucudur. Bu kadar değer verdiğiniz bir alanı korurken sadece “zorunlu olanı” yaptırmak yeterli olmayabilir. Gerçek anlamda güvende hissetmek için, evi ve içindeki yaşamı bir bütün olarak düşünmek gerekir.